Allah Dostları

Maruf-i Kerhî Hazretleri

Maruf-i Kerhî Hazretleri
Maruf-i Kerhî Hazretleri

Azatlı köle olmakla beraber, hayırlı hür insanların sahip oldukları vasıflara da sahipti. İyi insanların hallerinden yol almış, derin sırları kavramıştı. Yüce Allah, onu hikmeti ile konuşturuyordu. Allah ona büyük marifetler öğretmişti. Onu ölü ve diri herkes için rahmet vesilesi kılmıştı. Onun sırrı tertemiz ve âşikârdır. Ona büyük bir velilik ihsan etmiştir.

Onun namına söylenmiş şöyle bir cümle vardır: “Tasavvuf kederlerden korunmak, kötü huylardan, kötü hallerden arınmaktır .”

Ma’ruf i Kerhi (kuddise sinruhü), bu ulu yolun şeyhi idi; o, zamanın büyüğü, Seri es-Sakati’nin de (kuddise sinruhû) hocası idi…..

MARUF-İ KERHİ HAZRETLERİ’NİN DUASI

Ma’ruf Duası makbul bir insandı. Bağdatlılar şöyle derlerdi:

onun kabri denenmiş panzehir gibiydi. Onun kabri başında yapılan dualar kabul edilirdi.

Çoğu zaman şöyle dua ederdi:

“Allah’ım, bizi insanların övgüleri ile aldatma; ayıplarımızın örtülü olması da bizi azdırmasın.”

MA’RUF-İ KERHİ HAZRETLERİNİN ANNE BABASI
Anne babası hristiyan’dı. Çocukken, kendisini yetiştirmesi için bir öğretmene verdiler. Öğretmeni ona, “Allah, üçün biridir” demesini söyledi. Ma’ruf i Kerhi (kuddise sunruhů) , böyle bir cümleyi söylemek istemedi ve şöyle dedi:

“Allah tek ilahtır.” Bunun üzerine öğretmeni onu dövdü ve kendisine eziyet etti. Ma’rüf-i Kerhî de ondan kaçtı. Anne babası şöyle demeye başladı:

“Keşke dönüp yanımıza gelse de hangi dine girerse girsin, biz de o dinde kendisine uyacağız.”

Daha sonra Ma’ruf-i Kerhi (kuddise surruhú), Ali er-Rizâ’yi (rahmetullahialeyh) buldu ve onun vesilesiyle Müslüman olduktan sonra anne babasının yanına gitti. Eve gelip kapıya vurduğunda anne babası, “Kim o?”dedi. “Ma’ruf” cevabını alınca kapıyı açtılar ve sordular:”……

MARUF-İ KERHİ HAZRETLERİ’NİN ÖZLÜ SÖZLERİ

Bir kimsenin faydasız sözler etmesi Allah’tan ona gelen bir cezadır.

Vefanın gerçek yönü şudur ki, gönül gaflet uykusundan uyana; geleceği bilinmeyen afetlerin derdine düşmeye.

Allah biri için hayır dilemişse onu, bildiğini yapmakta başarılı eyler, onunla bununla çekişme kapısını ona kapatır. Ona şer dilerse tersini yapar.

Allah’a güven ki o senin öğreticin, yandaşın ve derdini anlatacağın makam olsun.

Vefatı her an hatırla ki senden ayrılmayan arkadaşım olsun.

TASAVVUF

Tasavvuf şudur: Hakikatlere sarılmak ve mahlukatın elindekilerden ümit kesmektir.

Yolda su satan birine rastladı. (O gün de nafile oruç tutuyordu) Adam şöyle diyordu. “Bu sudan içene Allah rahmet eylesin.” Hemen gidip o sudan içti. Bunu görenler kendisine, “Sen oruçlu değil miydin?” diye sordular. “Evet oruçluydum, ancak onun duasını almak istedim” dedi.

SERİ ES-SAKATİ HAZRETLERİ

Ma’ruf i Kerhi Hazretleri’ni Anlatıyor; Vefatından sonra Ma’ruf-i Kerhi’yi (kuddise surruhü) rüyada sanki arşın altında duruyorken gördüm. Yüce yaratan meleklerine şöyle soruyordu:

“Bunun kim olduğunu biliyor musunuz? Melekler şöyle dediler:

“Sen daha iyi bilirsin ey Rabbimiz.” şöyle buyurdu:

işte bu, Ma’ruf-i ir. Bana olan sevgisi onu sarhoş ettiğinden bana kavuşuncaya kadar ayılmaz.”

Ma’ruf i Kerhi (kuddise surruhûl) şöyle demiştir:

Davud et-Tâî’nin (kuddise sinruhu) arkadaşlarından biri bana dedi ki:

“Sakin ameli bırakma ki yüce Mevla’nın rızasına kavuşasın.

MA’RÛF-İ KERHİ HAZRETLERİ’NİN VEFATI

201 (816) yılında Bağdat’ta vefat etti. Kabri Bağdat’ta olup ziyaret edilir.

Ma’ruf-i Kerhi’den (kuddise sirruhi) sonra, bu ulu tarikatın bağlılığı talebesi Seri es-Sakati’ye (kuddise sirruhü) verildi.

 

Maruf-i Kerhî Hazretleri

Hadaiku’l-Verdiyye [Nakşi Şeyhleri],
Abdulmecid Hani, Semerkand Yayınları, S. 1

Bir Yorum Bırak