Ayın Kitabı

Dünya Ahirete Yetecek Zikir

Dünya Ahirete Yetecek Zikir
Dünya Ahirete Yetecek Zikir

Ecdadımızın camilerde sistemleştirdiği, günümüzde de devam eden, her namaz sonunda “Ala resulina salavat” (Peygamberimiz’e salat olsun) diyerek başlayan namaz tesbihatı, bizatihi Allah Resulü’nün Ehl-i beyt’e ve sahabilerine öğrettiği kutlu zikirlerden oluşmaktadır.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) kızı, göz nuru Hz. Fatıma (r.a) ev işlerini kendisi yapıyordu. Eşi Hz. Ali (r.a) peygamber kızının böyle zahmet çekmesine üzülüyordu. Evine su taişımaktan Hz. Fatima annemizin parmaklarında kırba ipi izleri oluşmuştu. El değirmeniyle buğday öğütmekten elleri de nasır bağlamıştı. Diğer taraftan ocakla uğraşmaktan elbiseleri kararıyordu. Hz. Ali, Hz. Fatıma’ya dedi ki:

“Resulullah’ın huzuruna gidip durumunu söylersen sana ev işleri için bir hizmetçi verir.”

Hz. Fatıma annemiz Resulullah’ın (s.a.v) huzuruna gitti. Onun bir grup sahabiyle konuştuğunu görünce ihtiyacını söylemekten utanıp geri döndü. Allah Resulü kızının bir ihtiyaç sebebiyle geldiğini anlamıştı. O günün sabahı evlerine gitti. Yanlarına oturarak şöyle buyurdu:

“Kızım, dün gece ne maksatla bizim eve geldin?”

Hz. Fatıma (r.a) derdini arzetmekten yine utandı. Bu sırada Hz. Ali (r.a) durumu anlattı. Bunun üzerine, Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Kızım, henüz Suffe ashabının (ilim talebelerinin) ihtiyacını karşılayamadım ki sana hizmetçi vereyim. Fatımacığım, hizmetçiden daha hayırlı olan bir şeyi sana öğreteyim mi? Her gün otuz üç defa’Sübhanallah’, otuz üç defa ‘Elhamdüllilah’ ve otuz üç defa ‘Allahüekber’ zikrini söyle. Bu zikir yüz defadan fazla değildir fakat bunun amel defterinde bin sevabı vardır. Fatımacığım, eğer bunu her gün sabahleyin söylersen Allah dünya ve ahiret işlerinde sana kifayet eder.”

Hz. Fatıma cevaben üç defa, “Allah ve Resulün’den razı oldum” dedi.

Böylelikle bugün namaz tesbihatı bildiğimiz ve camilerimizde yapılan bu zikirler ilk defa Ehl-i beyt‘e verilmiş ve Ehl-i beyt’in zikri olmuştur.

 

Dünya Ahirete Yetecek Zikir

Namazım Huzurum, Selim Uğur, Semerkand Yayınları, S. 38

Bir Yorum Bırak