Ayın Kitabı

Öyle Bir Zikir Öğreteyim ki

Öyle Bir Zikir Öğreteyim ki
Öyle Bir Zikir Öğreteyim ki

Allah Resulü’nün yanına bazı muhacirler gelerek şöyle dediler: “Ya Resulallah! Varlık sahipleri yüksek dereceleri ve daimi nimetleri alıp götürdüler. Çünkü onlar hem bizim gibi namaz kılıyor, oruç tutuyorlar hem de sadaka veriyorlar (zekat veriyor, mallarından infak ediyorlar). Fakat biz (fakir olduğumuzdan dolayı) veremiyoruz, onlar köle azat ediyor biz edemiyoruz.” Resul-i Ekrem (s.a.v) onlara şunları müjdelemiştir: “Ben size öyle bir şey öğreteyim ki onunla sizi geçenlere yetişirsiniz, sizden sonrakileri de geçersiniz. Sizin yaptığınız gibi yapmış olsa da hiç kimse sizden daha faziletli olamaz. Her namazdan sonra otuz üç defa sübhanallah, otuz üç defa elhamdülillah ve otuz üç defa Allahüekber derseniz tamamı doksan dokuz eder. ‘La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve ala külli şey’in kadir’ deyip yüze tamamlarsanız günahlarınız deniz köpüğü kadar da olsa bağışlanır.”

İslam uleması hadislerde otuz üç sayısının kayıtlanmasından dolayı sayıya riayet edilmesi gerektiği üzerinde durmuşlar, bilerek eksik veya fazla okumanın vaat edilen sevaba engel olabileceğini söylemişlerdir. Bediüzzaman hazertleri de namaz tesbihatındaki zikirlerin bir anlamda bütün namazın takviyesi olduğunu şöyle ifade eder:

“Namaz manası, Cenab-ı Hakk’ı tesbih, tazim ve şükürdür. Yani celaline karşı sözle ve fiile sübhanallah deyip takdis etmek, hem kemaline karşı lafzan ve amelen Allahüekber deyip tazim etmek hem cemaline karşı kalben, dille ve bedenen elhamdülillah deyip şükretmektir. Demek, teşbih ve tekbir ve hamd namazın çekirdekleri hükmündedirler. Ondandır ki namazın hareketleri ve zikirlerinde bu üç şey her tarafında bulunuyor. Hem ondandır ki namazdan sonra namazın manasını tekit ve takviye için şu mübarek kelimeler otuz üç defa tekrar edilir.”

Tasavvuf yolunun önderlerinden İmam-ı Rabbani de (k.s) namazadan sonra tesbihat yapmanın hikmeti hakkında şöyle demiştir:

“Resulallah Efendimiz’den (s.a.v) rivayet edildiği üzere farz namazın edasından sonra toplam yüz defa teşbih (sübhanallah), hamd (elhamdülillah), tekbir (Allahüekber) ve (bir defa) tehlil (la ile illallah) okunmasının sırrı, bu fakire göre, namazın içindeki eksiklikleri tekbir ve teşbihle telafi etmek, bu ibadeti layıkıyla ve tam olarak yerine getiremediğini itiraf etmektir.”

Günahın her yerde kol gezdiği şu ahir zamanda bu zikirlere çok ihtiyacımız vardır. Peygamberimiz’in bizlere emanet ettiği bu zikirlere Allah için devam etmemiz lazımdır.

 

Öyle Bir Zikir Öğreteyim ki

Namazım Huzurum s. 39-41
Selim Uğur, Semerkand

Bir Yorum Bırak