Cami

Kubbet-üs Sahra

Kubbet-üs Sahra
Kubbet-üs Sahra

614’de Kudüs Bizans Impartorluğu’ndan III. Yezdigirt hükümdarı olduğu İranlı Sasaniler Devleti eline geçmiştir.

Halife Ömer doneminde Sasaniler Devleti ile yapılan savaşlar sırasında Kudüs 614 yılında ilk kez Müslümanlar eline geçmiştir. Halife Ömer Kudüs’e girdiğinde başpatriğe kendisini Tapınak Tepesine (yıkık olan Süleyman mabedinin yerine) götürülmesini rica etti. Bu mevki yıkıntı döküntülerle doluydu. “Ka’ab al-Ahbar” adındaki bir Musevi dönmesi müslüman, dinsel bilgilerinin yardımıyla Musevilerin nerede tapındıklarını gösterdi. Ömer tapınaktan geri kalanları buldu. Halife Ömer ilk olarak Beytü’l Makdis’ı ve Muallak Taşı’nin (Sahra) bulunduğu Harem-üs Şerif’i yıkıntılardan temizlemiştir. Sonra Sahra üzerinde “Sahra Mescidi” adı ile anılan Medine’de peygamberin mescidine benzer kamışta namazgah tarzında bir mescid yaptırmıştır. Ömer, 10.000 kişiyle birlikte tapınağın 70 yılında yıkılmasından sonra ilk kez bu yerde ibadet etti. Bu mescid “Sahra Mescidi” adı ile anılmaktaydi

Günümüze gelen Kubbet-üs-Sahra binası Emevî Halifesı Abdülmelik bin Mervan, devrinde 687-691 yılları arasında inşa edilmiştir. Bu halife Sahra Mescidi’ni büyütüp yenileyerek Kubbet-üs-Sahra’yı yaptırmıştır. Ayrıca by mevkiin hemen yanına Mescid’i Aksa adı verilen Ömer Camiiini insa ettirmeye başlamış ve bu camii helife I. Velid döneminde tamamlanmıştır.

Birinci Haçlı seferi sonunda 1099’de Kudüs’ü Müslümanlar’dan aldıktan sonra Frenk Haçlılar tarafından Kubbet-üs-Sahra “Augustinler” tarikatı kesişlerine verilmişltir. Bu kesişler Kubbet-üs-Sahra binasında çeşitli değişiklikler yapıp binayı bir Augustin tarikatı manastırına ait olan Katolik Kilisesine çevrimişlerdir. Binanın kuzeyine Hıristiyan kesişler için hücreler ilâve edilmiştir. Binanin kubbesine hac yerleştirilmiş ve kubbenin altındaki mağaraya ikonalar konulmuştur. Ayni mevkide bulunan Mescid-i Aksa işe Haçlılar Kudüs Krallığı devlet sarayına dönüştürülmüştür. Bu binanın bir kısmı da Kubbet-üs-Sahra’yi Tapınak Şövalyeleri’ne merkez olarak verilmiştir. Tapınak Şövalyeleri bu binayı Süleyman Tapınağı olarak kabul edip buna atıfla isimlerini almışlardır.

1187’de Selahaddin Eyyûbî’nin Kudüs’ü fethinden sonra Haçlılar döneminde yapılan değişikliklerin büyük bir kısmı kaldırıldı.

Kubbet-üs Sahra

Tarih boyunca bölgeye hâkim olan Müslüman hükümdarlar Kubbet-üs Sahra’ya büyük saygı göstermiş, binanın bakımı ve tamiri ile yakından ilgilenmişlerdir. Kubbet-üs Sahra Eyyûbî ve Memluk Sultanları tarafından çeşitli tarihlerde tamir ettirildi. Bölge, Yavuz Sultan Selim devrinde Osmanlı topraklarına katıldı. Kanuni Sultan Süleyman, Kubbet-üs Sahra’yı köklü biçimde tamir ettirdi. Binanın dış cephesini çinilerle kaplattı. Kubbet-üs Sahra, Osmanlı padişahlarından III. Murat, I. Abdülhamid, II. Mahmud, Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamid devirlerinde de tamir edildi. II. Abdülhamid, binanın zeminini İran halıları ile döşetti. Binanın ortasına büyük bir avize astırdı ve eskiyen çinilerini yeniletti. 11 Temmuz 1927 tarihinde Filistin’de meydana gelen depremde önemli ölçüde hasar gördu.

1955’de Ürdün hükümeti tarafından çok geniş bir retorrasyon, revizyorm ve yenileme programı başlatıldı. Ürdün, diğer Arap ülkeleri ve Türkiye’nin katkıları ile esaslı bir şekilde tamir edildi. Bu yenilemede çoğu yağmur suyu girişi dolayısile ziyan görmüş olan Kanuni Sultan Süleyman tarafından verilen fonlarda yapılmış olan çini karolar restore edildi. Bu programın bir kısmı olarak 1965’de tahtadan yapılmış ve kurşun levha ile kaplanmış olan kubbenin dışı İtalya’da yapılmış olan daha dayanıklı ve su gcirmez aluminyum-bronz levhalarla kaplandı.

1998’de Ürdün Kralı Hüseyin, Kubbet-üs-Sahra’nın kubbesinin bakımı ve tamiri için 8,2 milyon dolar bağışladı.

Kubbet-üs Sahra

Cami

Bir Yorum Bırak