Tasavvuf ve Tövbe

Tövbe Geciktirilmez

Tövbe Geciktirilmez
Tövbe Geciktirilmez

Tövbeyi geciktirmek, nefsin ve şeytanın bir tuzağıdır. Bir kimse günah işlediği zaman hemen tövbe etmelidir. Çünkü tövbe Allah Teâlâ’nın farz olan bir emridir, geciktirilemez. Geciktiren Allah katında sorumlu olur.

İşlenen haram, kazanılan bir günah demektir. Bu günaha bir de tövbeyi geciktirerek ikinci bir günah daha katmamalıdır.

Şu halde işlenen günaha tövbe edilmediğinde, günahın ikiye katlandığı göz önüne alınırsa tövbe etmekle de kulun atfedildiği orta-ya çıkmış oluyor.

Allah Teâlâ hazretleri buyurmuş:
“Al/ah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. Işte Allah, bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir” (Nisâ 4/17)”

Acele tövbe etmenin en önemli sebebi, her an ölümün söz konusu olmasıdır. Tövbe etmiş olarak Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna çıkabilmek çok önemlidir. Tövbe ederek İslâm ordusuna katılan, hatta iman eden hiç ibadet etmeye bile fırsat bulamamış nice kullar, tövbe ettikten çok kısa bir süre içinde şehidlik mertebelerine ulaşmışlardır.

Nitekim yüce Mevlâ Kur’ân-ı Kerîm’inde beyan etmiştir:
“Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günah/arı) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, ’İşte ben şimdi tövbe ettim’ diyen kimseler ile kâfir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azaphazırlamışızdır” (Nisâ 4/18)”

Şu halde ölüm meleği bize görünmeden önce tövbe etmiş olmak lazım demektir. Ölüm meleğinin de ne zaman geleceği belli olmaz.

Kur’ân-ı Kefım’de beyan edildiğine göre, Firavun denizde helâk olurken, suyun bütün azametiyle üstüne hücum ettiği sırada, “Ben Musa’nın ve Harun’un Rabb’ine iman ettim” demesi makbul değildir.

Rabbimiz Teâlâ buyurmuş:
“Kim bir kötülük yapar yahut kendine zulmeder, sonra da Allah ’tan bağışlama dilerse, Allah ’: çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici bulur” (Nisâ 4/110).

 

Tövbe Geciktirilmez

Tasavvuf ve Tövbe, Mehmet Ildırar
Semerkand Yayınları

Bir Yorum Bırak