Tasavvuf ve Tövbe

Tövbeden Maksat Nedir?

Tövbeden Maksat Nedir?
Tövbeden Maksat Nedir?

Tövbeden maksat, yapılan hataların bağışlanmasını istemekle beraber onları terketmek, ibadet ve taat noksanlarını da kaza etmektir. Kullara karşı tövbenin hakikati ise helâlleşmekle, bu mümkün olmazsa, fakihlerin buyurduğu gibi, mirasçılarıyla helâlleşmek, ölenin ruhuna hatim okuyup sadaka vermekle olabilir.

Tövbe eden kişinin günahlarının ağırlığından hayâ etmesi lazım gelir. Yoksa dilde, sözde kalması ve pişmanlık duymadan söylenmesi ile gerçek tövbe olmaz.

Tövbe nedamet ve pişmanlık ile başlar.“ Kalbin sızlaması/dert olarak rahatsızlık hissetmekle belli olur. Bunun alameti, işlenen günahtan dolayı hüzünlenmek, Allah’tan hayâ etmek, kullarından utanıp arlanmaktır.

Bunun için de tövbede niyet ve kasıt çok önemlidir. Tövbenin sıhhatinin alameti, kalbin yumuşaklığı, göz yaşının çokluğudur. Günah işlemeye azmeden kimsenin tövbesi yalancı tövbesi olur.

Büyük müfessir Fahreddin Râzî’nin (rah) beyanına göre tövbenin maksadına üç şeyle ulaşılır:

• Meydana gelen hatayı ve zararı anlamakla,
• Bu zarara üzülüp pişmanlık duymakla,
• Bu üzüntü içinde tövbe etmekle.

Buna göre tövbe,

• Geçmişe pişmanlık,
• Gelecekte günah işlememeye söz vermek,
• Geçirmiş olduğumuz farzları/borçları kaza etmek. ödemek,
• Hakkını çiğnemiş olduğumuz insanlann hakkını vermek,
• Vücudunda haramdan hâsıl olmuş etleri eritmek, haram lokma yememek.
• Bedene ibadetin lezzetini tattırmak, demek oluyor.

Buna göre tövbe. sadece tövbe sözlerini ifade etmekten ibaret değildir. Tövbe bir ahlâkî meziyettir. Vücudun yeni bir safhaya dönüşü ile nefsin sıfatlarının değişmesidir. Kalbin nuraniyetinin artması ile şiddetli bir şekilde yüce Allah’a iltica edilmesidir. Kötü ahlâkın terkedilmesidir. Bunlar olmadan tövbe noksan olur.

Tövbenin hakikati ilim, hal ve fiil ile tayin edilmiştir. Tövbe için aranılan hakiki ilim; günahın büyük zarar olduğunu, kul ile sevdiği şeyler arasında büyük bir perde olduğunu. Resülullah (s.a.v) ve dostlarını/ashabını incittiğini, melekleri gücendirdiğini, Allah’ın rızasından uzak kalmaya sebep olduğunu, böylece devam eder ve vefat ederse. ahiret ve akıbetinin hüsranla neticelenebileceğini, tövbe edenin hiç günah işlememiş gibi olduğunu bilmektir.

Hâsılı tövbe, bir ahvaldir, sıfattır. haldir.

“Yâ Rabbim. ben pişmanım” diye el açıp eli yüze sadece sürmek değil, halini değiştirmektir. Kalbi ilâhî idrak ve anlayışla süslemektir. Allah’ın dostları sadık kullar ve evliya-i kirâmın fazilet ve üstünlüğü. bütün bu anlattıklanmızı müşahede etmelerinden ileri gelir.
İman,günahların helâk edici zehirlerini gösterdiği gibi asrın icabı binelrce zulümden kaçmayı da gerektirir. Nedamet/pişmanlık ateşi kalbi iman nuruyla parlatırsa. o zat yüzünü Cenab-ı Hakk’a çevirir.

Tövbe edenler arasında. temel ibadetlere yönelip büyük günah ve isyanları terkederek dosdoğru yolda bulunanlar/sırat-ı müstakim tevhid ehli kimselerdir.

Bu zatlar. kendilerinden istenilmeyecek bir günah meydana geldiği zaman, nefislerini azarlarlar “Keşke yapmasaydım’ derler ve kalplerini manevi bir atmosferin tazyiki altına alırlar.

Nitekim Rabbimiz Teâlâ, bu özellikteki müminleri (ashâb-ı kirâm) Kur’ân-ı Kerîm’de övmüş ve şöyle buyurmuştur:

“Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdan/arı da kendilerini sıktıkça sıkmış, böylece Allah ’(ın azabın)dan yine O’na sığınmaktan başka çare olmadığını anlamışlardı. Sonra (eski hallerine) dönsünler diye, onlann tövbelerini de kabul etti. Şüphesiz Allah, tövbeyi çok kabul eden ve çok merhamet edendir” (Tevbe 9/118).

 

Tövbeden Maksat Nedir?

Tasavvuf ve Tövbe / Mehmet Ildırar
Semerkand Yayınları

Bir Yorum Bırak