Tefsir

Fatiha Sûresi, 3. Âyet Tefsiri

Fatiha Sûresi, 3. Âyet Tefsiri
Fatiha Sûresi, 3. Âyet Tefsiri

…Sonra şunu da bilmeliyiz ki, Allah Teala’nın yarattığı varlıklara bahşettiği hayat, yardım ve nimetler, O’nun tarafından bir rahmet ve ihsan olarak verilmiştir, yoksa mahlukata yaratmak onun üzerine gerekli ve vacip değildir. Cenab-ı Hak alemlerin Rabbi olduğunu bildirdikten sonra peşinden şu iki sıfatını zikretmiştir:

O Allah, rahmandır, rahimdir.
(Fatiha, 3)

O, “rahmandır” (rahmeti sonsuzdur), bu sebeple yarattıklarına varlık ve vücut nimetini ihsan etmiştir. O, rahimdir (çok merhamet edendir), bu sebeple bütün yarattıklarına sürekli yardım etmekte, onlar için lazım olan her şeyi kendilerine vermektedir. İbn Ataullah-ı İskenderi, Hikem adlı eserinde bunu şöyle ifade eder:

“İki nimet var ki hiçbir varlık ondan uzak kalamaz. Bu iki nimetler yaratılan varlık için muhakkak lazımdır. Bu nimetlerin biri yaratılma, diğeri de ilahi yardımla desteklenip yaşatılma nimetidir Yüce Allah her varlığa onu önce yaratmakla nimet verdi, peşinden ona sürekli nimetini akıtarak nimet vermeye devam etti.”

Şu halde, rahman sıfat, varlıkları yaratmayı ve ortaya çıkarmayı gerektirdi. Rahim sıfat da onların ihtiyacını gidermeyi ve kendilerine yardım etmeyi gerektirdi. Bunun için Rahman ismi, kullardan hiç kimseye doğrudan isim olarak verilmez, bu caiz değildir. Hem müslümanlar içinde kimse bu ismi kullanmamıştır.[1] Çünkü yoktan var etmek ancak Allah Teala’nın işidir, başkasında bu sıfatın olduğunu söylemek doğru değildir. Rahim ismi ise böyle değildir; onu doğrudan bir kula vermek caizdir. Zira bazı kullar zahirde diğer varlıklara yardım için bir sebep yapılmıştır. Yardımın asıl sahibi yüce Allah olmakla birlikte, mecazen insanlar da bu işi yapabilirler.

Bu iki ism-i şerif şu şekilde de açıklanmıştır:

Allah, dünya ve ahirette rahmandır. Allah dünyada mümin-kafir bütün kullarına rahmet etmekle, onlara hayat, sıhhat, rızık gibi çeşitli nimetler vermektedir. Ahirette de mümin kullarına özel rahmet ve ihsanları devam edecektir.

Allah, ahirette rahimdir; çünkü orada sadece müminlere rahmet edecektir.

Yahut Allah, rahman sıfatıyla kullarına büyük nimetler vermektedir. Rahim sıfatıyla da daha küçük ve özel nimetler vermektedir. Büyük nimetler İslam, ihsan, marifet, hidayet, kalpten perdelerin kaldırılması, maneviyat kapısının açılması, Allah dostlarıyla birlikte ilahi huzura (cennete) girilmesi gibi nimetlerdir. Birinciye göre küçük ve özel nimetler ise sıhhat, afiyet, helal mal ve benzerleridir. Bu nimetler hakkında ileride açıklama gelecektir.

Kimde yoktan var etme ve yaratıklarına hayat verme kudreti varsa o, bütün kulların meliki, sultanı ve hakimidir.

Fatiha Sûresi, 3. Âyet Tefsiri

Bahru’l-Medid fi Tefsiri’l Kurani’l-Mecid, Cilt 1, Ibn Acibe el-Haseni (k.s),
Semerkand Yayınları, S. 217

[1] İslam tarihinde hiçbir mümin bu ismi tek başına kullanmamıştır. Ancak peygamber olduğunu iddia eden yalancı Müseylemetülkezzab bu ismi kullanmıştır, o da helak olup gitmiştir. Fakat bu sıfatın başına “kulu” manasına gelen “abdü” eklenerek Abdurrahman şeklinde isim verilebilir. Manası, “Rahman’ın kulu” demektir. Yüce Allah’ın diğer isimleri de bu şeklide kullara verilebilir. Abdullah, Abdülcelil, Abdülkadir gibi.. (Mütercim)

Bir Yorum Bırak